Meyvelerin ve baharatların lezzetli içeceklere dönüşümünü kutlama zamanı!

Aslında buz gibi, bol mevveli bir şerbetin zamanı yok ancak Ramazan geldiğinde gözler hep şerbeti arıyor.  Osmanlı mutfağından günümüze ulaşan Osmanlı şerbetleri, meyve, çiçek özleri, otlar ve baharatların karışımı ile hazırlanan şekerli ve aromalı sulara deniyor. Şifa verdiği söylenen şerbetler Ramazan sofralarının da vazgeçilmez içeceklerinden sayılıyor. Osmanlı şerbetleri; Osmanlı padişahları tarafından yemeklerde, nişan, sünnet ve düğün törenlerinde, mevlüt ve doğum sonrası gibi özel günlerde şifa ve güç kaynağı olarak tüketilmesiyle de meşhur.
15. yüzyıldan beri Osmanlı mutfağının eşsiz lezzetlerinden şerbetler bugün de sofralara renk ve lezzet katmaya devam ediyor.

İşte en bilinen şerbetler:

Demirhindi Şerbeti
Demirhindi şerbeti; 40 çeşit baharattan ve demirhindi meyvesinden elde edilen şerbete deniyor. Her derde deva olduğu düşünülen bu şerbet, saatler süren sabırlı bir kaynatma ile mükemmel kıvama geliyor. Mide rahatsızlıkları, soğuk algınlığı, kas ve romatizma ağrıları gibi birçok rahatsızlığın da şifası olan bu şerbet; beden ve zihin gücünü attırıyor.

Kızılcık Şerbeti
Antioksidan özelliğe sahip kızılcık şerbeti vücut direncini arttıran bir karışıma sahip şerbetlerden bir tanesi. Aromatik kızılcık şerbeti, vücudu enfeksiyon hastalıklarına karşı koruduğu ve cilt sağlığının yenilenmesine yardımcı olduğu biliniyor. Kızılcık, karanfil ve şeker karışımı ile hazırlanan kızılcık şerbeti, yemeklerin yanında tüketilebilecek meşrubatlara harika bir alternatif oluyor.

Meyan Şerbeti
Vücut direncini attırması ile bilinen ve meyan kökü ile hazırlanan meyan şerbeti; Ramazan sofralarının en lezzetli içeceklerinden bir tanesi. Tarçın ve karanfille beraber daha aromatik bir hale gelen bu şerbetin de diğer baharatlı şerbetler gibi, direnç arttırıcı bir yönü var. Karaciğer rahatsızlıkları, ülser ve mide hastalıklarına da iyi geldiği bilinen Meyan şerbeti, antioksidan özelliğiyle de vücudu toksinlerden arındırarak bir nevi detoks görevi görüyor.