Şerbetler Osmanlı döneminde altın çağını yaşayan içecekler. Hemen her meyveyle, hatta çiçeklerle hazırlanan, soğuk içilen, karla daha çok soğutulan, balla tatlandırılan, özel günlerde, kutlamalarda, evlerde, sokaklarda her an her yerde bulunan “meşrubatlar”! İsmi özellikle Ramazan ayıyla anılan, yeme-içme kültürümüzün ilk meşrubatlarından birinin de limonata olduğunu biliyor muydunuz? Çocukluğumuzdaki lezzeti her zaman yakalayamasak da o en çok yaz aylarında tükettiğimiz limonata da aslında bir tür şerbet. Artık şerbeti, sırtlarında kocaman bir ibrik, hafifçe eğilerek bardağın içine ustaca boşaltan sokak şerbetçileri yok, ama unutulmaya yüz tutmuş bu müstesna tatları yeniden aslına uygun hazırlama çabamız var. Şüphesiz, malum lezzeti yakalamanın sırrı, meyvelerin renklerini ve lezzetlerini saklı tutarak, geleneksel enfes içeceklere dönüştürmek. Hadi, 11 ayın sultanına yakışacak ramazan şerbetleri hazırlayalım; biz zaten bunun için buradayız!

Osmanlı Şerbeti Tarifi

“Sharbat” kelimesi Farsça su ve şekerle yapılan içecek anlamına gelir. Şerbet ise; Arapça, bir defa da içmek anlamına gelen “şarbat” kelimesinden Türkçeleştirilmiştir. Osmanlı döneminin seçkin ikramlarından sayılan şerbetler, saraya gelen önemli konuklara mutlaka ikram edilirmiş. İlk başta şerbetler şeker kamışıyla yapılıyormuş, daha sonra balla tatlandırılmış ve günümüzde ise şekerle tatlandırılıyor. Osmanlı mutfağının en çok tüketilen geleneksel içecekleri arasında yer alan şerbetler bugün Ramazan’da, çocuk doğumlarından ve daha birçok farklı özel günde servis edilir. Şimdi mutfağa geçelim ve ramazan şerbetlerinden en çok yapılan tariflerden biri olan Osmanlı şerbeti yapmaya başlayalım!

Ramazan Şerbeti Tarifi

Ramazan sofralarınızı ev yapımı bir içecek ile taçlandırmak için ihtiyacınız olan tek şey Ramazan şerbeti tarifi! Taze meyvelerin baharatlarla buluştuğu bu enfes tarif, uzun süre aç ve susuz kalan bünyelere çok iyi gelecek! Zencefil, nane ve karanfil ile ferahlık kazanan bu şerbeti hazırlamak için tarife göz atın!

Kızılcık Şerbeti Tarifi

En eski yemek kitaplarından Mahmut Nedim Bir Tosun’un “Aşçıbaşı”nda geçen şerbet çeşitleri, limonata, portakal şerbeti, turunç, şeftali, kayısı, erik, badem şerbeti, “sübye” denilen kavun çekirdeği şerbeti, gül, menekşe, yasemin, nar, kızılcık, çilek, koruk, keçiboynuzu, demirhindiydi. Her çeşidin meraklıları vardı; kimileri şerbetin rengine, kimisi ekşiliğine-tatlılığına vurgundu. Kızılcık şerbetler arasında rengi en güzel olanlardan biriydi; lezzeti başka hiçbirine benzemezdi. Halen kızılcık marmeladı, suyu, reçeli, pekmezi, şurubu, bu meyveyi sevenlerin özel olarak aradıkları ve aradıklarını buldukları tatlar.

Vişneli Ramazan Şerbeti

Nefis lezzeti bir yana, ramazan şerbetlerinden hararetinizi giderecek bu tarifi evinizden eksik etmeyeceksiniz. İftar sofralarınıza vişne ve kurutulmuş meyvelerle ferahlık verecek vişneli doğal şerbet tarifini hazırlamak için sizi fazla bekletmeyelim. Buyurun tarifimize…

Böğürtlen Şerbeti

Yaz meyvesi böğürtlenin faydaları saymakla bitmiyor. Vücudun bağışıklık sistemini güçlendiren ve antioksidan kaynağı olan böğürtlen, ekşimsi tadıyla şerbetlere de nefir bir tat veriyor. Ramazan’da hem ağzınızı tatlandıracak hem de susuzluğunuzu giderecek böğürtlen şerbetini sofralarınızdan eksik edemeyeceksiniz.

Reyhan Şerbeti Tarifi

Havalar iyice sıcaklamaya başlamışken, buz gibi bir şerbetin ne kadar iyi gideceğinizi hayal edebiliyoruz. Reyhan şerbeti çok faydalı bir içecektir; hazımsızlığı giderir, ağız yaralarının iyileşmesine yardımcı olur, yağ yakıcıdır dolayısıyla kilo vermeyi hızlandırır ve kan şekerini düzenler. O zaman mutfağa geçelim ve reyhan şerbeti yapmaya başlayalım!

Demirhindi Şerbeti Tarifi

Demirhindi, yenilebilir meyveleri olan tropik Afrika’ya ait bir ağaçtır. Dünyada farklı tropik ve subtropik birçok ülkede de yetiştirilir. Kabuğunun içinde tatlı ve mayhoş bir meyvesi olan demirhindi ağacı, dünyada birçok mutfağa girmiş bir üründür. Yiyecek olarak kullanılmasının dışında, geleneksel tıpta ve metal cilası olarak da kullanılıyor. Demirhindi, Türkiye’deki gibi şerbeti yapılarak tüketilebilir. Hindistan ve Uzakdoğu mutfağında demirhindi ezmesi olarak hazırlanırken yemeklere ve chutneylere de konulabilir. Şimdi yazın ferahlatıcı, kışın da insana enerji veren Demirhindi şerbetini yapmak için mutfağa geçelim!

Hibiskus Şerbeti Tarifi

Kaynaklara göre şerbet, Türkler tarafından daha 11’inci yüzyılda bile meyve sularından hazırlanıp, günün her saatinde içilen geleneksel bir içecekmiş. Yani şimdilerde sadece Ramazan sofralarını süslemesine aldanmayın. Kiraz, kayısı, incir, erik gibi meyveleri kaynatıp şeker veya bal katarak hazırlanan şerbetler bozulmasın diye günlük olarak kaynatılırmış. Başta Anadolu olmak üzere, hemen tüm Ortadoğu’da yaygın biçimde tüketilen şerbet, her mevsim özel yöntemlerle erimeden korunan buz ya da kar ile serinletilerek içilirmiş. Hibiskusla şeker yerine bal ve pekmezle hazırlanan bir şerbetle 11’inci yüzyıla selam duralım buradan. Bitince iyi olacağı baştan belli olan bir ramazan şerbetleri tarifine uzansın elimiz, Hibiskus Şerbetine

Meyan Kökü Şerbeti Tarifi

16’ncı yüzyılda İstanbul'a gelen İspanyol gezgin Sanz Manuel Serrano, görevli olarak bulunduğu Sinan Paşa’nın konağında yaşadıklarını anlatırken, “Sinan Paşa’nın konağında birkaç çeşit şerbet vardır. Kiraz, kayısı ve erik gibi meyveleri kaynatıp şeker veya bal katarlar. Bozulmasın diye her gün yenisini yaparlar. Misafirleri şerbet içirmeden bırakmazlar”, diyordu. Misafire ikram geleneğimiz neyse ki halen sürüyor; ama şerbet çeşitlerinde değişiklikler olmuştur tabii. Meyan Şerbeti lezzetli ve sıra dışı şerbet tariflerinden biri örneğin. Bir çalı türü olan meyan kökü ile hazırlanıyor. Anavatanı Rusya ve Çin olan meyan kökü bizde daha çok Doğu Anadolu’da yetişiyor. Meyan kökü ile değişik bir şerbet deneyimi için tarifimize buyurun.

Gelincik Şerbeti Tarifi

Başta Anadolu olmak üzere, Ortadoğu’da yaygın biçimde tüketilen şerbet iki ana gruptan malzemeyle hazırlanıyordu: Bir meyvenin suyu ve tatlandırıcı. Tatlandırıcı olarak şekerin kullanılması epey zaman almıştı, çünkü çok zor bulunuyordu ve pahalıydı. Şerbete baharat ekleyerek aromatik hale getiren de vardı ama en çok kullanılan tatlandırıcı baldı. Hemen her mevsimde şerbetler dağlardan taşınan karlarla ve buzlarla soğutulurdu. Karları karcılar getirirlerdi. Zamanla, her yiyecek gibi dünyaya yayılan şerbet, Avrupa’dan geçerken kıvam değiştirdi. Daha çok karla iyice karıştırılan şerbetler bir tür meyveli dondurmaya dönüştü. Böylece Anadolu’da ve Ortadoğu’da içilen şerbet, Avrupa’da kaşıkla yenen “sorbe / sorbet” oldu. Sorbe, iki ana yemek arasında, bir önceki yemeğin tadını damaktan silmek için ağızda yavaş yavaş eritilerek yeniyordu. Meyve suları kolayca sorbe oldu ama Anadolu şerbetlerinde sıklıkla kullanılan çiçekler özgün kaldı. İşte şimdi karşınızda, o özgün çiçek şerbetlerinden biri olan Gelincik Şerbeti

Elma Şerbeti

Şifalı içecekler dünyasının leziz örneklerinden biri de yeşil elma şerbetidir. Kabuklarını soyduğunuz ve dörde böldüğünüz 2 kilogram yeşil elmayı çekirdekleriyle bir tencereye alın. 2 litre su, 2 çubuk tarçın, elma kabukları ve 1 kilogram toz şeker ilave ederek yarım saat kaynatın. Soğuyuncaya kadar tencerenin kapağı kapalı şekilde dinlendirin ve süzdükten sonra servis edin.

Nar Şerbeti

1 kilogram toz şekeri bir tencereye alın. Üstünü örtecek kadar su ilave edin ve kısık ateşte şeker eriyene kadar kaynatın. Üzerine 1 limonun suyunu, 1 kilogram narın sıktığınız suyunu ilave edin. Karıştırıp soğuk servis edin.

Koruk Şerbeti

Koruk, ekşi ve mayhoş tada sahip, henüz olgunlaşmamış üzümlere verilen isimdir. Çeşitli kullanımları olsa da daha çok suyu çıkartılarak tüketiliyor. 1 kilogram koruğun taneleri havanda dövülür ve kevgire alınır. Kevgirden geçirilip, elle iyice sıkılarak suyu çıkarılır. Çıkan su ince delikli bir süzgeçten veya tülbentten geçirilerek süzülür. Posasının dibe çökmesi için biraz beklenir ve posalı kısım altta kalıp ayrılacak şekilde tekrar tülbentten süzülür. 2 su bardağı toz şeker ve 2 litre su kaynatılır. Üzerine koruk suyu eklenir. Soğuk servis edilir. Şeker oranını damak zevkinize göre ayarlayabilirsiniz.