Bıçağın bile kesemediği etleri kim yemek ister ki?

Etleriniz sert mi?
Çözüm neyse ki belli; marinasyon.
Marinasyonun, gıdaları tuzlu suda bekletme metodu olan salamuradan geldiğine inanılsa da, günümüzde bu tekniği eti yumuşatmak ve aroma kazandırmak için kullanıyoruz.

Marinasyonu biraz açmak gerekirse; asit ya da enzimlerin yardımıyla et proteinlerinin doku değiştirmesine marinasyon deniyor. Böylece, kırılan ve kısalan bağ dokuları etin daha yumuşak bir dokuya sahip olmasını sağlıyor. Marinasyon; enzimatik, süt ve süt ürünleri, asidik, kuru gıdalar olmak üzere dört farklı çeşitte hazırlanabiliyor.

Enzimatik Marinasyon
Etler, marinasyon için hazırlanan sıvıda bekletilerek içeriğinde bulunan enzimler sayesinde yumuşuyor. Bu nedenle buna, enzimatik marinasyon deniliyor. Meyve püresinde eti bekletmek bu marinasyon şekline bir örnek olabilir. Meyveler aynı zamanda aromatik olarak da kullanılabilir. Enzimatik marinasyon yapmak istiyorsanız; mango, ananas veya zencefili tercih edebilirsiniz. Tek dikkat etmeniz gereken nokta; eti marinasyonda uzun süre bekletmemek.

Asidik Marinasyon
Asit bazlı bir sıvıda etleri bekletmeye asidik marinasyon deniyor. Limon, portakal ya da greyfurt suyu ve alkollü içecekler bu listede yer alıyor. Dikkat edilmesi gereken unsur yine zamanlama. Zira etleri uzun süre asit bazlı marinasyonda bekletmek etleri yumuşatmak yerine sertleşmelerine sebep olabiliyor.

Süt Ürünleri ile Marinasyon
Diğer marinasyonlarda olduğu gibi süt ve süt ürünlerinin içeriğindeki kalsiyum da etleri yumuşatan etkenlerden. Bu şekilde bir marinasyon tekniği kullanacaksanız yoğurt ideal bir örnek olabilir.

Kuru Gıdalar ile Marinasyon
Marinasyon tekniklerinde son olarak kuru gıdalar bulunuyor. Kuru gıdalar sayesinde protein yapıları kırılıyor, et yumuşuyor ve aromalar damakta kalıcı tatlar bırakabiliyor. Kuru gıdalar arasında tuz, şeker (her ne kadar ıslak gıda sayılsa da), hazır ya da kuru baharatları tercih edebilirsiniz.