Japon mutfağının bir diğer adı: Sushi

Japon mutfağının en eski ve en bilinen lezzetlerinden sushi’nin tarihinin binlerce yıl öncesine dayandığını biliyor musunuz?

Bunca yıldır vazgeçilmez olmasının arkasındaysa lezzetli ve herkese hitap eden birçok çeşidinin olması yatıyor.

Sushi’nin sahneye çıkışıyla başlayalım.

8.yüzyılda Japon mutfağına giriş yapan sushi, ilk olarak balıkların daha uzun süre korunabilmesi için tuzlanarak pirinçle kaplanması ve kuyularda depolanması sonucu ortaya çıkıyor. Balığın bozulmasını önlemek amacıyla kullanılan pirinç, ilk dönemlerde balıktan ayrılarak çöpe atılırken, 1540 yıllarında Japon topraklarında yaşanan kıtlık nedeniyle ilk defa balıkla tüketilmeye başlanıyor.

Gelelim sushi’nin hazırlanmasına ve sunumuna.

Sushi’nin sunumundaki estetik ve uyum en az sushi’nin lezzeti kadar önem taşıyor. Geleneksel formunu kaybetmeden günümüze kadar gelen sushi; pirinç, çiğ balık, deniz mahsulleri, sebze ve Japonya’ya özgü kurutulmuş yosun yapraklarının birleşiminden oluşuyor. Sushi yapımında hemen hemen her türlü çiğ balık kullanılsa da tercih etmeyenler için yılan balığı veya ahtapot çeşitleri pişirildikten sonra da içerisine eklenebiliyor.

Son olarak en bilinen sushi çeşitlerinden örnekler verelim. Birçok sushi restoranında yer alan nigiri, pirincin üzerine koyulan tek bir parça deniz ürününden meydana geliyor. Maki, silindir olarak sarılan ve yapımında deniz yosunu kullanılan içi pirinç ve malzemeli sushi çeşidine deniyor. Pirinçsiz bir sushi türü olan sashimiyse çiğ balığın dilimlenmiş haline deniliyor. Diğerlerinden farklı bir çeşit olarak temaki de -ki handroll olarak da biliniyor- pirinç ve malzemelerin deniz yosunuyla külah haline getirilmiş haline deniyor. Roll olarak geçen türlerse farklı tekniklerin birleştirilmesinden meydana geliyor. Roll'ların en çok bilinen çeşitleriyse California Roll, Philadelphia Roll, Maki Roll ya da Tiger Roll...