En sevdiği renk sonbahar turuncusu olanların mevsimi geldiyse, rotayı yaprakları yavaş yavaş dökülen yerlere çeviriyoruz.

Doğa renklerini pastel tonlara doğru çevirirken, yazdan kalan manzaralar empresyonist bir ressamın aceleci fırçasından çıkmış gibi kırılgan renklere bürünüyor. İster uzak diyarlara doğru yol almayı hedefleyin, ister ülke içindeki güzellikleri keşfetmeye çıkın, sonbahar şüphesiz size yılın en fotografik anlarını yakalatacak.

İşte yılın bu mevsiminde görsel şölen yaratan sonbaharıyla ünlü şehirler:

Vermont
Akçaağaçların ve rüzgarda hafifçe savrulan kavakların altında doğanın sunduğu müziği dinlemek paha biçilmez bir deneyim olabilir. Amerika’nın kuzey eyaletlerinden biri olan Vermont, aynı zamanda bölgenin peynir diyarı olarak da bilinmekte. Dökülen sarı yapraklı ormanlarıyla ünlü Vermont, sonbaharda en çok ziyaret edilen şehirlerden biri diyebiliriz.

Alberta
Kanada’nın akçaağaç şuruplarıyla ünlü bölgesi sonbaharda bir tabloyu andıracak kadar güzel olan şehirlerden bir tanesi. Kanada bayrağının sembolü olan yapraklar, kırmızı ve sarının en güzel tonlarıyla sizi karşılamak için bekliyor.

Loire Valley
Fransa’nın Loire vadisinin üzüm bağları hasatın ardından hem gözleri hem de damakları şımartmak için mükemmel bir birleşim sunuyor. Vadi ve yamaçlardan alabildiğine uzanan üzüm bağları ve bölgeye özgü evleriyle dönem filminin içinde gibi hissedeceğiniz bu şehri mutlaka sonbaharda ziyaret edin.

Ahornboden
Avusturya’nın Gümüş bölgesinde yer alan Ahornboden, karlarla kaplı Alplerin eteklerinde yer alıyor. Bazı ağaçların yaklaşık 600 yaşında olduğu bölgede, kendinizi bir bisikletle doğanın içine bırakmanızı öneriyoruz. Lokal çorbası ve şeker kaplı pankekleri de denemeden geçmeyin.

Yedigöller
İstanbul’a birkaç saat uzaklıktaki Yedigöller, şehirden günübirlik de olsa uzaklaşmak ve doğada vakit geçirmek isteyenler için birebir. Bolu’da yer alan ve milli park olan Yedigöller’in atmosferi sonbaharın tonlarıyla bambaşka bir hale bürünüyor. Taptaze alabalıkları tatmanız içinse lokal bir restoranda durup mangal keyfi yapmanız şart.

Belgrad Ormanı
İstanbul’un akciğeri sayılan Belgrad Ormanı; tarihi bentleri yıllanmış ağaçları ve yenilenmiş yürüyüş parkuru ile şehrin içinde doğada kaybolma imkanı sunuyor. Orman yolunda yer alan Atatürk Arboretum’uysa onlarca çeşit ağacın yer aldığı yaşayan bir müze. Sonbaharın tadını uzun bir yürüyüşe çıkarmak içinse birebir.