Dondurmayı Neden Bu Kadar Çok Seviyoruz?

Güneş gökyüzünde yer değiştiriyor, denizden evlerine dönmüş çocuklar dondurmacının açılmasını heyecanla bekliyorlar. Bu küçük, sihirli dükkanın önünde kuyruk oluşmaya başladı bile. Nazmi Usta'nın dondurmacı dükanının kiremit bacasından yayılan külah kokusu bir balıkçı köyü olan Foça'yı sarıp sarmalıyor. Çocuklar aralarında fısıldaşarak neli dondurma yiyeceklerini konuşuyorlar. Karadutlu, sakızlı, çikolatalı, limonlu... Yüzyıllardır çocuklar neli dondurma yiyeceklerine karar veriyorlar. O çocuklar büyüyor, dondurmanın en lezzetli halini araştırıyor, nesilden nesile aktarmak istiyor.

Kökeni binlerce yıl öncesine dayanan dondurma antik medeniyetlere kadar uzanıyor. İlk dondurmanın soğuk hava deposu yapımında uzmanlaşmış Persler tarafından hazırlandığı sanılmakta. Persler İran’da dağların yüksek yamaçlarından kar topluyor ve süt, kaymak, bal, şerbet, çeşitli baharatlarla harmanlayıp haftalarca bekleterek bir tür dondurma elde ediyorlardı. Bizim coğrafyamıza gelindiğinde Osmanlı Dönemi’nde özellikle Ramazan ayında iftar yemeği ve Kadir gecesi alayları ile kandil gecelerinde muhtelif tatlıların yanında dondurmanın vazgeçilmez ikramlardan olduğu çeşitli yayınlarda geçmekte. Son dönem Osmanlı Saray menülerinde de dondurmanın adı sıklıkla yer alıyor. Gerek yabancı misafirlerin kabulü, gerekse özel davetlerde dondurma tatlılar arasında ikram ediliyordu. Özellikle fıstıklı dondurmanın yeri Osmanlı’da bambaşka.

Anadolu’nun yiyeceği karsambaç kışın taze taze yağmış karın veya rendelenmiş buz ile tahin, pekmez, vişne şerbeti, portakal şurubu, şıra ürünlerinden birinin karışmasıyla oluşan dondurma çeşidinin adıydı ve sadece yaz aylarında yenilirdi. Dondurmanın yalnızca yaz aylarında tüketilmesi gerektiği düşüncesi geçtiğimiz yıllarda yıkıldı. Artık dondurma kış ayında da afiyetle yeniyor. Hatta uzmanlar dondurmanın içerisinde bol süt bulunması nedeniyle sağlığa iyi geldiğini savunuyor. Ön yargıları aşıp vücudun dondurmaya sadece yazın değil dört mevsim ihtiyaç duyduğu gerçeğini kabul etmek gerekir. Eğer kışın evinizde ayaklarınızı uzatmış film izlerken birden canınız dondurma isterse diye siz de buzdolabınızda mutlaka Algida bulunsun.

Besin değerleri oldukça yüksek dondurmanın aynı zamanda mutluluk hormonu sağladığını da unutmamak gerekir. Evlerde hazırlanan tatlıların yanına kaymak yerine dondurma konularak bambaşka bir lezzet elde edilebilir. Dondurmanın enfes tadı ferahlatırken aynı zamanda besler de. Kendi mutfağınızda özenle hazırladığınız ekmek kadayıfı, irmik helvası, çikolatalı sufle, elmalı turta gibi tatlılarınızın yanına bir parça Algida Maraş Usulü deneyebilirsiniz. Nazmi Usta gibi şeflerin mutfaklarında hazırlanmışçasına, tarifsiz lezzetlere bir top dondurma kadar yakınsınız.