İster tatlı, ister tuzlu; tadı aynı, adı farklı.

Dünyanın farklı ülkelerinde çeşitli isimlerle anılan krep, Türkçe‘de akıtma olarak karşımıza çıkıyor. Fransa’nın kuzeyindeki Breton bölgesinden dünyaya yayılan bu tarif, tatlı ve tuzlu olarak birçok farklı şekilde tüketilebiliyor.

Un, yağ, bir tutam tuz ve sütün çırpılmasıyla elde edilen akışkan hamurdan dolayı dilimize akıtma olarak geçen bu tarif, birçok kültürde benzer anlamlara gelen kelimelerle anılıyor. Kullanılan malzemeler tamamen aynı olsa da, bazı ülkelerde yumurta ya da yağ oranları değişiklik gösterebiliyor. Örneğin, Avrupa kültüründe hem karışımın içine konan yağ oranı, hem de tavaya konan tereyağı oranı diğer ülkelere göre farklılık gösterebiliyor.

 

İçine konulan malzemelerde de farklılıklar gösteren krep, hem tatlı hem de tuzlu olarak servis edilebiliyor. Fransız kültüründe krep, genellikle kahvaltıda ya da ‘Krep Günü’nde yeniyor. Yumurta, jambon ve çeşitli sebzelerle hazırlanıp kenarları içe doğru katlanan krepler, kare şekilde servis ediliyor.

Bahsi geçen krepler Türkiye’de sade olarak yendiği gibi, çeşitli reçel, marmelat ya da peynirlerle de tüketiliyor. Son zamanlardaysa çikolata sos ya da fındık, fıstık ezmesi gibi sürülebilir malzemeler ve meyvelerle sunuluyor.

Krep ya da akıtma yaparken dikkat edilmesi gereken en önemli noktaysa hamurun kalınlığı. Küçük daireler şeklinde hazırlanan krep, tavanın ortasına bir çorba kepçesini geçmeyecek kadar ekleniyor ve tavanın sağa sola doğru eğilerek karışımın her yere eşit yayılmasıyla ince bir form oluşturuluyor. Böylece, istenen yuvarlaklıkta ve incelikle bir krep elde ediliyor.