Etinden sütünden derken; malzemeden optimum şekilde yararlanmak mümkün mü?

Her ne kadar organik olsalar da gıda atıkları tüketim kültürünün en belirgin göstergelerinden biri. Son zamanlarda gastronomi alanı -şefler ve yiyecek markalarının da etkileriyle- daha ekonomik, daha az atık üreten sürdürülebilir bir yapıya dönüşüyor. Peki, gıda atıklarını en aza indirgemek için ne gibi yollar izleniyor? En temelde, ihtiyaç duyulan kadar gıdanın satın alınması ya da yetiştirilmesi önemli. Kullanmayacağınızı düşündüğünüz bir besini lazım olur gerekçesiyle satın almak yerine, yapacağınız yemeğe göre almak, daha az malzemeyi çöpe atmanızı sağlayacaktır. Ama toplu alışveriş yapma alışkanlığınız varsa, özellikle aldığınız sebze ve meyveleri doğru saklama ve depolama yollarına başvurabilirsiniz. Bir diğer konu ise, son zamanlarda oldukça popüler hale gelen haftalık tüketeceğiniz gıdaları tek seferde hazırlamak. Bu durum hem zamandan tasarruf etmenizi hem de daha az atık bırakmanızı sağlıyor çünkü satın aldığınız tüm besinleri farklı kombinasyonlarla hazırlayarak her bir parçasından yararlanıyorsunuz.

 

Aldığınız sebze ve et gibi besin maddelerini ayrı ayrı pişirerek, pişmiş halde buzlukta saklamak da hem daha az vakit harcamanızı sağlıyor hem de ürünlerin buzdolabında çürüyerek ya da bozularak atık oluşturmalarını önlemiş oluyor. Bir diğer yöntemse, özellikle profesyonel mutfaklarda sıklıkla uygulanan ‘malzemelerin her parçasını kullanma’ tekniğine dayanıyor. Sebze ve meyve kabuklarını çeşitli içecek, çorba ya da aromatik su yapma amaçlı kullanmak daha az atık çıkarmanızı sağlıyor. Ayrıca, bozulmuş ya da çürümüş besin atıklarını ayrıştırarak geri dönüşüme kazandırmak da büyük önem taşıyor. Organik atıkları diğer çöplerden ayrı şekilde depolamayarak hem çevre adına hem de geri dönüşümün desteklenmek sürdürülebilirlik adına hayati bir noktaya parmak basıyor.