Avrupa’nın Deniz Mahsulü Rotaları

Deniz mahsulü denince, akla şüphesiz ki Avrupa’nın sahil kıyıları geliyor. Bu kıyıların deniz kokusunu içinize çekerek balığınızı, deniz mahsulünüzü yiyebilirsiniz.

Brüksel

“Moules – Frites” adı verilen tabak Belçika’da oldukça meşhur. Midyelerden ve patates kızartmasından oluşan bu tabak, Belçika’nın milli yemeği sayılıyor. Kıyılarda ve tüm Belçika’da hemen hemen her restoranda Moules Frites bulmanız mümkün. Tabağın hakkını veren ve bu yemekle ödüller almış olan restoran ise “Chez Leon”.

Kopenhag

Kopenhag’ı öne çıkaran restoran ve milli gururu Noma diyebiliriz. Rene Redzepi’nin sadece 12 masalık restoranı, 65 kişilik ekibiyle müthiş deniz mahsullerini kendi ekosisteminden çok taze bir şekilde misafirlerine servis ediyor. Birkaç sene önce sadece Küçük Denizkızı heykeliyle meşhur olan Kopenhag’da şimdi Michelin Yıldızlı restoranlar açılmaya başlandı bile. Ziyaretinizde ilk tercihinizin Noma olmasını önerirken daha sonra Geranium’a da şans vermenizi tavsiye ederiz.

Girona

İspanyol mutfağı denince akla ilk başta geleneksel Paella gelse de modern ve moleküler gastronominin atalarından sayılan Ferran Adria sayesinde İspanya, yeni pişirme tekniklerinin de öncüsü oldu. Onun yolunda ilerleyen Roca Kardeşler, El Celler de Can Roca restoranıyla, en iyi restoranlar listesinde üzün süredir üst sıralardaki yerini korumakta. Roca kardeşlerin servis ettikleri menü, Adria gibi moleküler değil, tam da aranıldığı gibi deniz mahsulü ağırlıklı.

San Sebastian

İspanya’nın kuzey kıyı kenti olan San Sebastian, Basque esintilerini en iyi anlatan şehirlerden bir tanesi. Avrupa’nın “foodie” başkenti olarak tanımlanan şehir, deniz mahsulleriyle tanınıyor. Metre kareye düşen Michelin Yıldızlı restoran sayısı dünyada en fazla olan şehirde hemen hemen her restoranda deniz mahsulü servis ediliyor. Avrupa’nın en iyi deniz mahsulü rotalarından biri olan bu kentte; Mugaritz, Akelarre ve Arzak adlı restoranlar mutlaka denenmesi gerekenlerden.

Bohusian

İsveç’in güneybatısında, Kuzey Denizi’ne yakın bir mesafede yer alan bu bölge; midye, istiridye, ıstakoz, yengeç ve karides bakımından eşsiz sayılıyor. Bohusian’da soğuk suların etkisiyle, kabuklu mahsuller yavaşça büyüyor ve lezzetleniyor. İsveç’in istiridye ihtiyacının %90’ınını da bu bölgedeki kentler karşılıyor. Lezzet açısından sıradanlıktan uzak bir seyahat için Bohusian bölgesindeki balıkçıları mutlaka ziyaret etmelisiniz.

Mora Yarımadası / Peloponez

Yunanistan’ın güneyinde, ülkenin bir kısmını oluşturan Peloponez yarımadası dünyanın en taze balık mahsulleriyle ön plana çıkan seçeneklerden biri. Günün balığı her daim o sabah Ege Denizi’nden çıkarılırken, imza yemekleri haline gelen kurutulmuş ahtapotları da restoranların önünde ipe asılmış bir biçimde güneş altında bekletilerek hazırlanıyor. Bunun nedeniyse, ahtapotun içindeki suyu olabildiğince kurutarak, pişirildiğinde çıtır çıtır olmasını sağlamak. Fazla söze gerek kalmadan Peloponez’de bu ahtapotlardan yemeden dönmemenizi öneririz.

En Çok Okunanlar